Doğu Masalları'nı Müziğe Yansıtmak

Doğan Hızlan

 

Doğu Masalları’nı müziğe yansıtmak

3 Aralık 2016

BİTMEYEN bir konu Doğu-Batı ilişkileri. Aynı soru ne çok tekrarlandı, ne kadar farklı yanıtlar verildi?

Edebiyattan müziğe, resme kadar her tür için çök şey söylendi, yazıldı.

Oryantalist terimi kimilerine göre olumsuz bir eleştiri ifade ediyor, kimilerine göre de farklı bir rengi tanımlıyor.

Peki bütün bu duygular, yabancıların Doğu’ya masalsı bakışı onlara hangi besteler için esin kaynağı oldu?

 

Bütün bu karmaşık duygular hepimizin zihninde dolandığı için besteci ve piyanist Aydın Karlıbel’in  ‘Doğu Masalları’(1) CD’sini hemen dinlemeye başladım.

 

Parçalar hazır, hemen icra edilmiş değil, uzun bir araştırma sonucunda düzenlenmiş, onun için de özgün yaratıcılığın tınılarını taşıyor. Biraz Karlıbel’in ön çalışması konusunda bilgi verelim.

Avrupa ve Amerika’daki kütüphanelerden alarak transkripsiyonlarını yaptığı parçaları, bizi Doğu’nun dünyasına Batı aracılığıyla taşıyor.

 

Baba ve oğul Johann Strauss, Henri Herz, Leopold de Meyer, Carl Czerny, Joseph Lombardi, John Babtist Kramer, Jan Ladislav Dussek, Martha Rembert gibi önemli isimlere ait olan 19 seçkin besteden oluşuyor CD.

Bestelerin tarihine ait notları okuduğumuzda, Osmanlı’da Batı müziğine ilginin derecesini anlayabiliriz.

 

Oğul Strauss’un, Doğu Valsi’nin içinde mehter ezgileri de kulağınıza çalınır. Baba Strauss ise Türk Valsi’ni bestelemiş.

Henri Herz de Ulusal Marş ve Türk Rondosu’nu Abdülmecid’e ithaf etmiş.  

 

Leopold, Franz Lizst’ten beş yıl önce İstanbul’a gelmiş ve Sultan Abdülmecid’e Beylerbeyi Sarayı’nda bir resital vermiş. Özgün başlığı Türklerin Cenk Türküsü olan ünlü Fas Marşı’nı bestelemiş.

 

Carl Czerny, Sultan Mahmud’un marşı üzerine çeşitlemeler yapmış.

 

Martha Rembert’in Boğaziçi’nden esinlenerek yazdığı bestenin adı Boğaziçi Ninnisi ve Boğaziçi Barkarol (Sandal Sefası).

CD’yi dinlerken değişik düşüncelere daldım, birbirini tamamlayan duygulara kapıldım.

Doğu’nun çağrıştırdığını yabancılardan dinlemek, bizim dinleme kültürümüzü zenginleştirecek. Ayrıca bizim bestecilerimizle başka bestecilerin Doğu’ya yaklaşımının zenginliğini sunacak.

 

Aydın Karlıbel’in araştırarak böyle bir CD ortaya çıkarması da ayrıca övgüye değer.

 

Albümün kitapçığındaki Aydın Karlıbel imzalı ithafı okuduğunuzda siz de aramızdan ayrılan Vedat Kosal’ı rahmetle anacaksınız:

“Bu olağan dışı seçkiyi kaydetmiş olmaktan tarifsiz heyecan ve gurur duydum.

Beni Czerny ve Herz ile tanıştırmış olan aziz hocam Cemal Reşid Rey’i ve Osmanlı’daki Batı müziği araştırmalarına katkılarından ötürü Vedat Kosal’ı saygıyla anıyorum.”

 

İki dilde hazırlanan kitapçıkta Aydın Karlıbel’in yaşamı üzerine bilgilerin yanı sıra, albümde yer alan besteciler ve yapıtları hakkında bilgi veriliyor.

 

 ‘AŞK İMİŞ HER NE VAR ÂLEMDE’

 

 MÜZİĞİ başlı başına müzik olarak mı dinlersiniz, yoksa başka işlerle uğraşırken, çalışırken hoş bir seda olsun yeter diyenlerden misiniz?

Müzisyenlere sorarsanız, müzik başka bir uğraşa yönelmeden dinlenmelidir. Müziğin kendisi bağımsızdır, bir eşlik türü değildir.

Hiç kuşkusuz ben de müzisyenlerden yanayım ama bazen onların tavsiyelerinden uzaklaştığım olur.