REPERTUARLARINI 16-18. YÜZYIL AVRUPA VE OSMANLI SARAY MÜZİKLERİNDEN OLUŞTURAN İZMİR BAROK MÜZİK GRUBUNUN KURUCULARINDAN BÜLENT ORAL İLE KONUŞTUK.

Böyle bir grubu oluşturma fikri nasıl doğdu? Topluluk üyelerinin ortak özelliği nedir?

Grubu oluşturma fikri benim Rönesans ve Barok dönemlerinin çalgısı olan viola da gamba çalmamla başladı. Yıllardır beraber oda müziği yaptığım konservatuvardan arkadaşım, keman sanatçısı Hakan Özaytekin ile dönem çalgılarıyla müzik yapma fikri gelişti ve bugüne kadar geldik. Grup üyelerinin ortak özelliğiyse kendi alanlarında çok iyi sanatçılar olmaları ve Barok dönem müziği yapma istekleri.

Repertuarınızı hangi kriterlere göre oluşturuyorsunuz, konserlerinizde ve albüm kayıtlarınızda Doğu ile Batı arasında nasıl bir dengeyi hedefliyorsunuz?

Öncelikle konser içeriğini ve albümü oluştururken konu başlığı belirleyip ona göre eser, dönem ve bestecileri araştırıyor, bir ön çalışma sonrası belirlediğimiz eserlerin provalarını yapıp icra ediyoruz. Hem Osmanlı hem de Avrupa saraylarında aynı yıllarda nasıl bir müzik yapıldığını ve etkilerini sanatseverlere sunuyoruz; bu dinleyenler için ilginç bir deneyim oluyor. Bu arada albümün kitapçığı çok önemli bilgiler içeriyor. Sevgili dostumuz flüt sanatçısı ve yazar Aydın Büke’nin Avrupa müziği ve grubumuzdan kanun ve çeng sanatçısı Şehvar Beşiroğlu’nun Osmanlı müziği hakkında verdikleri bilgiler dinleyenler için çok iyi bir kaynak.

Eserleri çalarken dönemin üslup özelliklerini mi ön planda tutuyorsunuz, yoksa eserlere yeni ve çağdaş bir yorum mu getirmeyi yeğliyorsunuz?

Başından beri dönem müziği yaparken o dönemin çalgıları ve çalma stillerine çok önem veriyoruz; ancak o zaman, o dönemde nasıl bir melodi duyulacağı anlaşılıyor. Bu bizim için değişmez bir kural.

Repertuarınızı oluşturan 16. ve 18. yüzyıla ait eserlerin seslendirilişinde karşılaştığınız teknik ve müzikal sorunlar neler? Düzenlemeleri nasıl bir yönteme bağlı kalarak yapıyorsunuz?

Düzenlemelerde en önemli şey Barok Dönemi'nin armoni esaslarına uymak. Bu yapıldıktan sonra stil konusunu da çalışarak icra ediyoruz. Fransız müziği farklı stilde çalınıyor, İtalyan müziği farklı. Zaten müzikleri de farklı kılan bu ayrımlar.

Yaptığınız albüm müzik çevrelerinde nasıl değerlendirildi; dinleyicilerden gelen yorumlar nasıldı? Ayrıca, yakın gelecekteki çalışmalarınız ve programlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? 

Dinleyenlerden çok iyi tepkiler aldık. Özellikle yurtdışındaki müzisyen ve seyirciler büyük ilgi gösterdiler. Şu sıralar yeni albümümüz için çalışmalara başladık. İlk albümümüzle Andante dergisi Donizetti Klasik Müzik Ödülleri kapsamında Mikrop

Gramofon En İyi Kayıt ödülünü aldık. Yavaş yavaş şekillenen albüm yine çok ses getirecek ve umarız başarılı bulunarak bize yeni ödüller getirecek. Bu kapsamdaki konserlerimiz yurtiçi ve yurtdışında devam edecek.

https://www.skylife.com/tr/2015-06/dogu-ile-bati-nin-sonsuz-uyumu